ordu Sohbet Odaları, ordu sohbet, ordu sohbet odaları, sohbet ordu, ordu sohbet kanalları, ordu sohbet odası, ordu odalari, sohbet odaları, ordu sohbet sitesi, ordu sohbet siteleri, sohbet
30 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori IRC Hakkında
GuLsea Özel Sohbet Odaları’na Hoşgeldiniz, GuLsea.com Yeni Arkadaşlar Burada Ediniyor..
damarsohbet Sohbet Odaları, damarsohbet sohbet, damarsohbet sohbet odaları, sohbet damarsohbet, damarsohbet sohbet kanalları, damarsohbet sohbet odası, damarsohbet odalari, sohbet odaları, damarsohbet sohbet sitesi, damarsohbet sohbet siteleri, sohbet
30 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori IRC Hakkında
GuLsea Özel Sohbet Odaları’na Hoşgeldiniz, GuLsea.com Yeni Arkadaşlar Burada Ediniyor..
ismaiL Yk Mevsim ismaiL Yk 9 Mevsim
isMail Yk Yaza yine bomba gibi girmek için hazırlanıyor.. Önceden albümün ismini veren isMail Yk çok yakında Bomba gibi döneceğim ve En çok satanlar Listesinde yine en üstte olacağım dedi.. Son 3 yılda satmış olduğu albüm sayısını gördükten sonra isMial Yk!a hak vermemk elde değil.. Albüm çıktıktan sonra detaylı bilgileri ve şarkı sözleirni Burda Bulacaksınız…
2009 ModeL Saten ŞıkLıGı
|
|
2009 Mango Elbise Modelleri















































Yeşil bitkiler besinlerini nasıl yaparlar?
29 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori Bilgi Pazarı
Yeşil bitkiler besinlerini nasıl yaparlar?
Fotosentez, bitkilerde ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesidir.
Yeryüzündeki her canlı, metabolizma etkinlikleri için gerekli olan enerjiyi temelde üç yoldan sağlar. Bkz: Canlılarda beslenme.
Fotosentetik organizmalar, ışık enerjisinden yararlanarak enerjiyi depolarlar ve organik bileşikler üretebilirler.
İlk kez 1771 yılında Joseph Priestley, bitkiler tarafından dışarı verilen oksijenin hayvanlar tarafından kirletilen havayı temizlediği fikrini ortaya atmıştır. Daha sonra 1779′da Jan Ingenhousz havanın temizlenmesinin yeşil bitkiler tarafından ışıkta yapıldığını açıklamıştır. 1804 yılında De Saussure fotosentez esnasında eşit hacimde CO2 ve O2 alış verişi olduğu, buna benzer eşit hacimde bir gaz alış verişinin solunum esnasında da meydana geldiğini ileri sürmüştür. Yirminci yüzyılın başlarında tek hücreli yeşil su yosunlarında (Chlorella vulgaris) fotosentezle ilgili araştırmalar Warburg tarafından yapılmıştır.
Genel Fotosentez denklemi:
nCO2 + 2nH2O + Işık enerjisi → (CH2O)n + nO2 + nH2O
Ancak heksoz şekerleri ve nişasta ana ürünler olduğundan, genelde aşağıdaki spesifik (basit) denklem fotosentezin ifadesinde kullanılır: 6CO2 + 12H2O + Işık enerjisi → C6H12O6 + 6O2 + 6H2O + 673 Kalori
Havadaki karbondioksit güneş enerjisi kullanılarak, nişasta ve diğer yüksek enerjili karbonhidratlara dönüştürülür. Karbon kullanıldıktan sonra ortaya çıkan oksijen ise havaya bırakılır. Bitki daha sonra besine ihtiyaç duyduğunda bu karbonhidratlarda depoladığı enerjiyi kullanır. Bu bitkilerle beslenen canlılar da bitkide bulunan karbonhidratlardan enerji ihtiyaçlarını karşılarlar.
Fotosentez olayının meydana gelebilmesi için gerekli olan maddeler, ışık, klorofil, karbondioksit, canlı organizma olup, bu maddelerden birinin eksikliğinde oluşan sonuçlar şu basit deneylerle açıklanabilmektedir:
Besin elde etmenin temel bileşikleri yukarıda açıklananlar. Su ve karbondioksit. Çıktı; şeker, su ve oksijen. Bunu yapabilmek için ilk gerekenler klorofil ve enerji. Enerji ise ışıktn sağlanır. Yani güneş ve onun ışığı. Ya da lamba yakarak da bitkilere enerji vermek gerek. Bu masraflı işin verimli olması için gerekli olan ışığı üretecek lambaların 6000 kelvin renginde ışık vermeleri gerek. Bunun için de lambalar verdikleri ışığın rengine göre kodlanmıştır. 6000K renginde ışık bveren lambaların kodu 865 tir. Evde bitkileriniz için ışık yakacak olursanız alacağınız ampüller düşük elektrik sarfiyatınız için yani yükssek verim elde etmeniz amacıyla A sınıfı kompakt fluoresanlar yani düşük sarfiyatlı lambalar olmalı ve üzerlerinde 865 kodunu veya 6000-6500K yazısını görmelisiniz.
Tüm bunlar yine de yetersiz. Katalizör olarak demir (çok önemli) ve diğer elementler, bileşikler gerekli. Bunlardan en önemlileri de azot ve fosfor bileşikleri yani amonyum ve fosfatlar daha sonra da bazı iz elementler. Potasyum kalsiyum, bakır, Bor, vanadyum vs. Eksiklikleri glişme bozukluklarrı yapraklarda sararma, dökülme gibi sorunlar oluşturur.
FOTOSENTEZ
Bitkiler besin yaparken havadan karbon dioksit alırlar ve oksijen verirler.Yapraklara yeşil rengi veren klorofil maddesi güneş enerjisini kullanarak karbon dioksit ve suyu oksijen ve basit şekerler dönüştürür. Basit şekerler bitki için gerekli besinlere değişirler,açığa çıkan oksijen ise havaya verilir.Bu besin yapımı işi fotosentez adını alır.
Bitkiler, hayvanların tersine,besin aramaya gerek duymaz,besinlerini kendilerini üretirler.Beslenmenin yolu,bitkiye özgün yeşil rengi veren “klorofil” denilen yeşil boyarmaddeden geçer.Bitki,klorofil aracılığıyla,güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürür:bu kimyasal enerji de genellikle nişasta biçiminde saklanır ve gelişmek, büyümek için yakıt olarak kullanılır.Işık enerjisiyle,karbon dioksit ve su,zengin enerjili bir besin olan glikoza dönüşür.Yani fotosentez (ışılbireşim),ısı ve ışıkla gerçekleşir.
Bitki yapraklarını oluşturan hücrelerin içinde,kloroplast” denilen,çok küçük yapılar vardır.Her hücrede kloroplast sayısı yüzden fazladır.Kloroplastların içindeki yeşil renkli boyarmadde klorofil , ışık yakalar.Kloroplastlar,güneş ışınlarını panel gibi toplayıp,kolektör gibi enerjiye dönüştürerek,besin üretirler.
Bitkiler de insanlar ve hayvanlar gibi yaşamak ve büyümek için havadan gazları,topraktan su ve tuzları,ve güneş ışığının enerjisini kullanırlar.
Bazı bitkiler besinlerini yapamazlar,başka bitki ya da hayvanlardan elde ederler.Diğer canlıların besinlerini alan bu bitkilere asalak denir.Bazı bitkiler de ölü hayvan ve bitkilerin üzerinde yaşarlar,bunlar çürükçül bitkilerdir.Bazen iki cins bitki birbirlerine zarar vermeden bir arada yaşarlar.Bu birliğe,ortakyaşama denir.
Bitkilerin bir grubunun beslenmesi çok ilginçtir.Etçil bitkiler de besin yapmak için gerekli bütün hammaddeler bulunmaz.Bunlar,böcekleri yakalayıp sindirerek kendilerinde eksik olan azotu sağlarlar.
Yapraklar bitkinin besin oluşturan organlardır.Çeşitli hammaddeler burada besinlere dönüştürülürler.
Yaprak damarları iletim borularıdır.Yaprakta oluşan besinleri götürür ve yaprağa bol su getirirler.Bu suyun bir kısmı besin yapımında (fotosentez) kullanılır,çoğu da terlemeyle havaya verilir.
Yaprakların birçok yararları vardır.Birçok hayvanlar,yaprakları yer.İnsanlar da yapraklardan çeşitli şekillerde yararlanırlar.
Fotosentez kısaca yeşil bitkilerin besinlerini yapma işlemidir.
6H2O +6CO2 +IŞIK ——————->C6H12O6 + 6O2v
Bitkiler neden fotosentez yapar? Mitokondrinin görevi nedir?
29 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori Bilgi Pazarı
Bitkiler neden fotosentez yapar? Mitokondrinin görevi nedir?
Fotosentez, klorofil taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olaydır. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne fotosentetik organizmalar denir ve bunların büyük çoğunluğunu bitkiler oluştururlar.
Fotosentetik organizmalar, ışık enerjisinden yararlanarak enerjiyi depolarlar ve organik bileşikler üretebilirler. Bitkiler de diğer canlılar gibi yaşamsal etkinlikleri için gerekli enerjiyi organik maddelerin kimyasal enerjisinden sağlarlar. Bunun için de güneş ışığını kullanarak havanın karbondioksitini indirgeyerek organik besinlerini sentez ederler. Bu işlem CO2′in indirgenmesi ve ancak güneş enerjisiyle gerçekleştiriliğinden “fotosentez” olarak anılır. Bu yolla güneşin ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür ve organik madde sentezi yapılmış olur.
Yeryüzündeki her canlı, metabolizma etkinlikleri için gerekli olan enerjiyi temelde üç yoldan sağlar. Fotosentez bir özümleme faaliyetidir ve bu yüzden özümleme ya da asimilasyon gibi genel isimlerle de anılır.
Yapraklar, bitkilerin besin üretim merkezidir. Bitki yapraklarını oluşturan hücrelerin içinde kloroplast denilen, çok küçük yapılar vardır. Bu yapıların içindeki yeşil renkli boyar madde (pigment) olan klorofil maddesinin görevi ışık yakalamaktır. Kloroplastlar güneş ışınlarını bir panel gibi toplayıp, kollektör gibi enerjiye dönüştürerek besin üretirler. Üretilen besin yapraklardan, bitkinin beslenmesi gereken diğer bölümlerine götürülür.
Havadaki karbondioksit, güneş enerjisi kullanılarak, nişasta ve diğer yüksek enerjili karbonhidratlara dönüştürülür. Karbon kullanıldıktan sonra ortaya çıkan oksijen ise havaya bırakılır. Bitki daha sonra besine ihtiyaç duyduğunda bu karbonhidratlarda depoladığı enerjiyi kullanır. Bu bitkilerle beslenen canlılar da bitkide bulunan karbonhidratlardan enerji ihtiyaçlarını karşılarlar.
Fotosentezle her yıl yaklaşık olarak 200-500 milyar ton CO2 dönüşüme uğratılmaktadır. Bu nedenle fotosentezin önemi yalnız kalitatif değil ayrıca kantitafitir. Fotosentezle havanın karbondioksiti ve su, karbonhidartlara dönüştürülür. Karbonhidratlar C elementine ek olarak H ve O2 elementlerini de içeren organik besin taşlarıdır.
Fotosentez olayının meydana gelebilmesi için gerekli olan maddeler, ışık, klorofil, karbondioksit, canlı organizmadır
Mitokondri, hücre organelerinden biridir. Yunanca mitos (iplik) ve
khondrion (tane) sözcüklerinden türetilmiştir.
Boyları 0,2-5 mikron arasında değişir. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Bazı hücreler tek bir büyük mitokondri içerebilse de çoğunlukla büyük sayılarda bulunurlar. Bir karaciğer hücresinde sayıları 2500 civarına ulaşabilir. Bölünüp çoğalma özelliğine sahiptirler.
Mitokondriler, oksijenli solunum yapan ökaryotik hücrelerde bulunur. Prokaryotik hücrelerde ve memelilerin alyuvarlarında bulunmaz.
Mitokondri hücrede enerji üreten organeldir.
Fotosentez, besin elde etme yöntemidir. Ve besinleri sadece bitkiler üretir. Hayvanlar üretemez. Fotosentez ile klorofilli canlılar şeker üretir. Besin dediğimiz madde de budur. Fotosentez işleminden sonra bu küçük organik moleküller yani şeker ya da sakkoroz, sonra bitki tarafından birleştirilerek nişasta molleküllerine büyütülür. Depolamak için.
Ülkemizde Turizm, Türkiye de Turizm
29 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori Bilgi Pazarı
Ülkemizde Turizm – Türkiye de Turizm
Tarih, kültür ve olağanüstü doğal güzelliklerin içiçe yaşandığı Türkiye, bu özelliklerini günümüze kadar devam ettirebilmiş dünyanın ender turizm cennetlerinden biridir. Dört mevsimin tüm özelliklerinin her zaman yaşanabildiği yöreleri, yeşil ormanları, kayak sporuna elverişli karlı dağları, temiz denizleri, kumsalları, kaplıcaları, konuksever insan dokusu ve dünyanın üç ünlü mutfağından birine sahip olması bakımından da ayrıcalıklı bir ülkedir.
Ülkenin özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde, yaz turizmi oldukça ileri seviyededir. Karadeniz kıyılarında sınırlı ölçüde yaz turizmi, yüksek yerlerde ise yayla turizmi gelişmiştir. Bu bölgelerde yeterli altyapı hizmetleriyle birlikte modern turizm tesisleri oluşturulmuştur. Yaz turizminin en yoğun olduğu tatil beldeleri arasında Antalya, Alanya, Marmaris, Kuşadası, Bodrum, Fethiye ve Kaş gibi merkezler bulunmaktadır. Ülkenin yüksek yerlerinde ise yayla turizmi her geçen gün önemini artırmaktadır. Yayla turizminin en fazla geliştiği yöreler arasında Trabzon, Giresun, Rize, Ilgaz, Bolu ve Abant yer almaktadır.
Ülkenin en çok turist kabul eden şehri Antalya’dır. Antalya kapısından yurda gelen turistlerin sayısı 2001 yılında 4 milyon 200 bini aşmıştır. Ülkenin en fazla turist kabul eden ikinci şehri ise İstanbul’dur. Bu şehirleri Muğla, Edirne, İzmir, Aydın ve Ankara takip etmektedir.
Turizmin son yıllardaki hızlı gelişiminde en önemli faktör, belgeli tesis ve yatak kapasitesindeki artıştır. Nitekim son yıllarda turistik tesislerin geliştirilmesi ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır. Ülkede 2001 yılı itibariyle turizm işletmesi belgeli olarak faaliyet gösteren tesislerin sayısı 1.240, bu tesislerin yatak sayısı ise 230.248’dir. Turizm yatırım belgeli tesislerin sayısı ise 1.980 olup, bu tesislerin yatak sayısı ise 364.779’dur. Bunun yanı sıra kaplıcalar, apart-oteller, golf tesisleri, mola tesisleri, eğitim ve uygulama tesisleri, oto karavan turizm kompleksleri ve uygulama otelleri gibi modern kuruluşlar da Türk turizmine hizmet vermektedir. Antalya, ülkede bulunan turizm tesisleri bakımından da ilk sırada yer almaktadır. Antalya’yı Muğla ve İstanbul izlemektedir.
Ülkeyi ziyaret eden turist sayısı ve turizm gelirlerinde sağlanan sürekli artışlar, sektörde istikrarlı bir gelişmenin olduğunu göstermektedir. 2002 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı 13.247.000′dir. Net turizm gelirleri ise, 8.5 milyar ABD Doları değerindedir.. Dünya Turizm Örgütü tarafından hazırlanan “Turizm: 2020 Vizyonu Avrupa” konulu çalışmada, Türkiye’nin 2020 yılında, bölgesinde Fransa, İspanya ve İtalya’dan sonra 4. ülke konumuna geleceği ve aynı yıl turizmden elde edeceği gelirin 40 milyar ABD Doları’na yükseleceği tahmini yapılmaktadır. Türkiye’nin 2020 hedefi ise, 60 milyon ziyaretçi ve 50 milyar ABD Doları değerinde turizm geliridir.
Türk Turizminde Yeni Anlayış. Türkiye’nin dünya ekonomisiyle bütünleşme yolunda son yıllarda en başarılı olduğu sektör turizmdir. Bu başarıyı dikkate alan Türkiye, sahip olduğu bu potansiyeli iyi değerlendirerek, uluslararası turizm gelirinden daha fazla pay alma yolunda turizm politikalarını yeni bir anlayışla gözden geçirmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizm endüstrisini etkileyen tüm faktörleri dikkate alarak yeni pazarlama stratejilerini harekete geçirmiştir.
Dört mevsimin birarada yaşandığı Türkiye, dünyanın ender turizm cennetlerinden biridir.
Bu stratejilerin en can alıcı ayağı olan tanıtımda da ciddi atağa geçmiş ve tanıtım kampanyalarını farklı coğrafyalardaki 40 ülkede 23 yurtdışı büro aracılığı ile yoğun olarak başlatmıştır. Kampanyalardaki yaklaşımın temelinde “farklılıkların kucaklaşması” teması vurgulanmaktadır. Bu vurgunun yakalanmasında Türkiye’yi rakiplerinden ayıran en önemli özellikler dikkate alınmıştır. Bunların başında Türkiye’nin Asya ve Avrupa kıtaları arasındaki köprü konumundan kaynaklanan doğa, tarih ve kültür zenginliği ile çeşitliliği gelmektedir.
Birarada yaşatılan bu farklılıkların zenginliği, Türkiye’nin her köşesine doğal, kültürel, sanatsal, estetik ve folklorik çeşitlilik olarak yansımaktadır. Bu gizemli ve baş döndürücü karmaşa, bu çok sesli ve çok renkli kültür bir karşıtlık değil, bir kucaklaşma kültürüdür. Turizmin çeşitlendirilmesi kapsamında ayrıca yat, golf, termal ve sağlık, kış ve dağ sporları, yayla, mağara, doğa yürüyüşü (treking), akarsu sporları (rafting), sportif olta balıkçılığı ve avcılık, kuş gözlemciliği gibi pek çok turizm alanına ilişkin projelerle de etkin faaliyetlerde bulunulmaktadır.
Türk Mutfağı. Gastronomi uzmanlarına göre dünyanın en zengin mutfakları; Türk, Fransız ve Çin mutfaklarıdır. Yiyecek ve içecek maddesi kaynaklarının bolluğu ve çeşitliliği, ülke turizminin ayrılmaz bir parçası olarak görülen Türk mutfağının zenginliğinin başlıca sebeplerinden biridir. Aynı zamanda tarih boyunca çok çeşitli milletlerle içiçe yaşamış, yiyecek ve içecek kültürü alışverişinde bulunmuş olması da ülke mutfağını zenginleştiren bir başka etkendir. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde yüzlerce çeşit yemek yapılmakta, tüm bölgelerde ve illerde beslenme kültürü ile yemek çeşidi ve pişirme teknikleri de büyük farklılıklar göstermektedir. Her yörenin kendine özgü tanınmış kebaplarının yanı sıra, hamur işleri ve sulu yemekleri de çok yaygındır.
ışın Karaca – uyanış

Tamamıyla akustik enstrümanlarla kayıt edilen, miks ve mastering’i İngiltere’de dünyaca ünlü isimlerin (Sting, Earth Wind&Fire, Freddy Mercury) ses mühendisi Steven A.Williams ve Akın Büyükkaraca tarafından gerçekleştirelen albümün müzik direktörlüğünü Işın Karaca, Akın Büyükkaraca ve Erdem Yörük yaptı. “Uyanış” Işın Karaca’nın kendi müzikal penceresinde bulunan farklı müzik tarzlarını belli bir konsept altında topladığı bir albüm oldu. Alışılmış Işın Karaca şarkılarının da bulunduğu albümde, rock müziğinden funk’a, hiphop’tan tangoya kadar uzanan geniş bir müzikal yolculuk yaşanıyor.
Erdem Yörük, Genco Arı, Erol Temizel, Hakan Yeşilkaya ve Erim Ardal’ın düzenlemeleri yapmış olduğu “Uyanış”ta, Gloria Gaynor tarafından seslendirilen “I Will Survive” şarkısı albümün en büyük sürprizlerinden biri. Türkiye’de Ajda Pekkan tarafından 1979′da seslendirilen “Bambaşka Biri” şarkısı 2009 yılında, orijinal versiyonuna sadık kalınarak Işın Karaca’nın yeni yorumu ile tekrar seslendirildi.
Karaca 8 şarkının sözlerini İzmir’de keşfettiği söz yazarı Zeki Güner’le, müziklerini Erdem Yörük’le beraber yazdı. Albümün bir diğer sürprizi de Sibel Alaş’ın sözlerini yazmış olduğu, Ege Çubukcu’nun Işın Karaca’ya eşlik ettiği yüksek tempolu hiphop şarkısı “5 dakika”.
İlk kez kendi eserlerini seslendirmenin heyecanını yaşayan Işın Karaca, biriktirdiklerini, yaşadıklarını, hiç çekinmeden tüm duygularını cesurca ve özgürce, aşkın her yüzünü bu albümde anlattığını söylüyor. Albümün sanat ve stil direktörlüğü Sedat Doğan, kıyafet tasarımları Melih Yazgan tarafından yapıldı, fotoğraflarını Gencer Bavbek çekti.
1. Uyanış
2. 5 Dakika
3. Gidemedim
4. Sessiz Hikayem
5. Bilmece
6. 1000 Yalan
7. Ben Bilirim
8. Aşk Çizgisi
9. Başrol
10. Bambaşka Biri
Bayrak Koşusu , bayrak koşuları
29 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori Bilgi Pazarı
BAYRAK KOŞULARI
Metin DEMİR
Bayrak koşuları atletizm yarışmalarının sevilen bir dalıdır. Atletizm yarışmalarının son karşılaşması olarak uygulanır. Yüksek puan getirmesi ve takım yarışı olması nedeniyle atletizmin heyecan verici ilgi çekici bir dalıdır. Bayrak koşuları her koşucunun sorumluluk duygusunu beceri ve takım işbirliği anlayışını getirir.
Teknik:
Bayrak Değiştirme Alanı: Bayrak koşu tekniği, yarış zorunluluğu etkisi altında bulunur. Bayrak değişimi yapacak sporcuların tekniğe uygun değişim yapmaları için birlikte uzun süre çalışmaları gerekmektedir.
Bayrak sopası değişimi değiştirme alanı içinde yapılır. Bayrak değiştirme alanı;100m. nin bitişinden sonraki 100 metre işaretinin 10m. önü ile 10m. gerisinde belirlenmiş 20m.’lik bölümdür. Bayrak sopasını alacak olan yarışmacı değiştirme alanının 10m gerisinde çıkış yapar. Hız alma koşusuyla birlikte yarışmacı 30m. lik bir mesafe koşar. Sopayı alacak koşucu sopayı getirecek sporcunun belirlenen hız alma koşusu başlangıcına 7-8 m. yaklaşınca koşuya başlar. Genelde bu aralık iki sporcunun koşu hızına göre belirlenir.

Çıkış: 4×100 m ve 4×400 m bayrak koşuları çıkışı takozdan yapılır.Takoz virajlı koşularda olduğu gibi arka tarafı virajın dış çizgisine yakın ön tarafı ise çizgiye teğet olacak şekilde yerleştirilir.Böylece koşucunu çıkış yapmasıyla dışarıya savrulma önlenir ve başarılı bir koşu elde edilir.
Hız Alma Koşusunun İşaretlenmesi: 2-3 ve 4. koşular kulvarlarına yerleşip, başlangıç koşularını işaret ederler. Çıkış noktasının arkasında bayrak sopasını alan yarışmacı ile sopayı veren yarışmacıların hız alma yeri belirlenir. Bayrak sopasını geti-(*)-ren yarışmacı bu işaret yerine gelince, sopayı alacak sporcu bütün hızıyla çıkış yapar. Çıkış yolu işareti ve çıkış arasında iyi uyum yapılabilmesi için sopayı verenin hızı ile sopayı alacak koşucunun harekete geçişi, çabuklaşma yeteneği ile doğru orantılıdır.(1)
Değiştirme Alanında Sopanın Ele Verilişi: Koşucunun görevi, bayrak sopasının,değiştirme alanında hatasız bir alış verişini sağlamaktır. Sopayı alacak 2-3. ve 4.koşucular değiştirme alanının 10m. Arka tarafından yüksek çıkış yaparlar. Bayrak sopasını alacak koşucular, sopayı getiren koşucuyu görecek şekilde yerini alır. Bu durumda görevde öne doğru az bir eğilme olur. Sopayı getiren koşucunun değiştirme yapma zamanı arasında koşu hızında çok az düşme görülür.
Her koşucunu bayrak sopasını alacak koşucuya bayrağı verirken yaklaşma aralığı farklı olur.Sopanın istenen biçimde ele verilişi bir adımda yapılır.Sopayı değiştirecek koşucular genellikle bu kurala uymaya çalışırlar.
Bayrak sopasının iki yarışmacı arasında birbirine aktarılmasından önce her iki yarışmacının koşu ritmi birbirine eşit olmalıdır.Değişimde başarının sorumlusu alışı yapan koşucudur.Koşunun başlaması ve sopanın veriliş noktası bellidir. Diğer koşucu buna göre alış yapar.İyi bir değişim çıkıştan 22 m ile 26 m ler arasında bayanlar 19 m ile 22 m ler arasında değişim yaparlar.

Bayrak Değiştirme Çeşitleri :
İçten Değiştirme: Bayrak sopasını koşucu sağ elinde taşıyarak getirir ve sopayı alacak koşucunun sol tarafından koşuya devam eder.Bayrak sopasını alacak yarışmacının sol eline vererek içten değiştirme yapar.Bayrak sopasını koşucu koşunun devamında sopayı sol elinden sağ eline aktararak içten değiştirmeye hazır olur.

Yararları: Bayrak sopası 1. ve 3. değişmelerde çok kısa mesafede aktarılır.Vücutta bükülme ise azdır.
Sakıncaları: 2. değiştirmede yol uzar.Sol elle alışlarda beceriksizlik kendisini gösterir.Koşu esnasında sopayı sol elden sağ ele aktarırken koşu ritmi bozulabilir.
Dıştan Değiştirme: Koşucu bayrak sopasını sol eli ile taşıyarak getirir. Sopayı alacak kokucunun sağ tarafından koşuya devam ederek alıcının sağ eline verip dıştan değiştirme yapar. Bayrak sopası-(*)-nı alan koşucu koşu sırasında sopayı sol eline akta-(*)-rarak dıştan değişmeye hazır olur. (Şekil 4-5)

Yararları: Bayrak sopasının sağ elle alınışı koşu-(*)-cu için daha kolay ve garantilidir. Yeni başlayanlar için dıştan değiştirme daha uygundur.
Sakıncaları: 1. ve 3. değiştirmelerde kısa mesa-(*)-fede aktarılamaz. Çıkış sırasında vücutta bükülme çok fazladır. Koşu sırasında sopanın sağdan sola aktarılmasında koşu ritminde bozulma olur.
Dıştan değiştirmenin bir başka şekli, dıştan değiştirmede bayrak sopasını alacak koşucu çıkı-(*)-şın, kulvarın dış kısmına yakın bir yerden başlar. Yolu çapraz geçerek iç çizgiye koşar, böylece vücutta bükülme engellenmiş olur.

Karışık Değiştirme:Karışık bayrak değiştirme, içten ve dıştan değiştirmenin birleştirilmiş şeklidir. Bu değişim sırasında 1. ve 3. değiştirmeler içten 2.değiştirme ise dıştan yapılır. Dönemeç (viraj) koşularında koşucular sopayı elinde düz aralık koşan sporcular bayrak sopasını sol ellerinde taşıyarak koşabilir.Koşu esnasında sopa el değiştirmez, çünkü sporcu bayrak sopasını aldığı elle verir.

Yararları: Dönemeç düz koşu kısalmış olur.Gövdenin çıkışta bükülmesi azalır.Bayrak sopasının sağ elden sol ele geçmesine gerek kalmaz.
Bayrak Sopasının Ele Verilmesi Tekniği:
Bayrak sopasını veren koşucu genelde alıcının eline aşağıdan yukarıya doğru verir.Sopayı alacak koşucu alış anında baş parmağı kendine doğru diğer dört parmağı ise bitişik ve dışa doğrudur. Bu durumda el vücudun gerisinde kalça doğrultusunda avuç içi açık ve aşağıya bakar. Tüm değiştirmelerde aynı bacakların adım alması ve aynı kolların hareket birliğiyle arzu edilen değişme anı yaratılmış olur.(Şekil-8)

Bayrak sopasını ele,aşağıya doğru vererek değiştirme:Bayrak sopasını veren koşucu, sopayı alacak koşucunun elinin içine bayrak sopasını yukardan aşağıya doğru verir. Sopayı alacak olan koşucu ise kolunu omuz yüksekliğinde gergince geriye uzatır. Elin içi yukarıyı, üstü aşağıyı gösterir. Dört parmak bir, başparmak ayrı vaziyette sopayı almaya hazır olur.(Şekil-9)
Çengel Tutuşu: Bayrak sopasını alan koşucu kolunu geriye doğru götü-(*)-rür, Dört parmağının uçları kendini, başparmağı koşu yönünü gösterir. Bayrak sopasını veren koşucu sopayı aşağı ileri-(*)-ye doğru uygun biçimde uzatarak alıcının elinin içine verir.(Şekil-10)
Bayrak Koşularında Yapılan
Hatalar ve Düzeltmeler
1. Hata: Bayrak sopasını alacak koşucunun erken çıkış yapması,
Düzeltme: Koşu kontrol işlemine göre bayrak sopası ile çıkış çalışmaları yapmalı.
2. Hata: Bayrak sopasını alacak koşucunun geç kalması.
Düzeltme; Başlangıç kontrol işareti geriye alınarak, en yüksek hızla çıkış çalışması yapılmalı.
3. Hata: Bayrak sopasını alırken geriye bakmak.
Düzeltme:Hafif tempolu koşularla akustik işaretlere göre bayrak alıp-vermeye çalış-(*)-maları yapılmalıdır.
4.Hata: Bayrak sopasını alacak kolun zamanından önce geriye götürülerek koşulması.
Düzeltme: Akustik işaretlere göre bayrak sopası ve sopasız kolun geriye götürülme çalışmaları yapılmalıdır.
5.Hata: Bayrak sopasının erken öne uzatılması.
Düzeltme: Bayrak sopasını alacak koşucu ile sopayı verecek koşucu mesafe ayarlama çalışmaları yapılmalıdır.
4×100 m. Bayrak Koşu Pistine Yerleşme:
4x100m bayrak değiştirmede koşucunun zaman kazanması yani sıra şu etkenlerinde dikkate alınması gerekir.
▪ Koşunun niteliği
▪ Çıkış niteliği
▪ Değiştirme teknik değeri
▪ İrade niteliği
▪ Boy
4×100 m bayrak koşularında boy yerleşimi sonucu etkiler.Genelde kısa boylu koşuculara virajda uzun boylu koşucular ise düz koşularda daha başarılı olurlar.
Almanlara Göre Diziliş
Konum 1. Koşu uzunluğu 100–110 m,çabuk çıkışa sahip ve iyi dönemeç koşucusu.
Konum 2. Koşu uzunluğu 120–130 m,devamlılık yeteneği ve iyi bir değiştirme tekniğine sahip koşucu.
Konum 3. Koşu uzunluğu 120-130m,iyi bir dönemeç koşucusu devamlılık yeteneği ve iyi bir değiştirme tekniğine sahip koşucu.
Konum 4. Koşu uzunluğu120 m,mücadeleci ve koşuyu en kısa zamanda bitirme gücüne sahip koşucu.
San-Jose-State Bayrak Değiştirme Dizilişi:
Konum 1. Birinci derecede hızlı olan koşucu iyi çıkış yapan ve iyi dönemeç koşan.
Konum 2. İkinci derecede hızlı olan koşucu iyi değiştirme tekniğine sahip düz koşucu
Konum 3. Dördüncü derecede hızlı koşan koşucu sağlam değiştirme yapan iyi dönemeç koşucusu.
Konum 4. Üçüncü derecede hızlı koşan mücadeleci iyi bir düz mesafe koşucusu.
Teksas Bayrak Değiştirme:
Konum 1. Üçüncü derecede hızlı koşan koşucu.
Konum 2. Birinci derecede hızlı olan koşucu.
Konum 3. Dördüncü derecede hızlı koşan koşucu.
Konum 4. İkinci derecede hızlı olan koşucu.
Kurala Uygun Yerleşme:
Konum 1. Üçüncü derecede hızlı koşan koşucu.
Konum 2. Dördüncü derecede hızlı koşan koşucu.
Konum 3. İkinci derecede hızlı olan koşucu.
Konum 4. Birinci derecede hızlı olan koşucu.
4x100m. Bayrak Koşu Pistine Yerleşme:
Konum 1. Dördüncü derecede hızlı olan koşucu.
Konum 2. İkinci derecede hızlı olan koşucu.
Konum 3. Üçüncü derecede hızlı olan koşucu.
Konum 4. Birinci derecede hızlı olan koşucu.
Bayrak Koşulan Yarış Kuralları:
1- 20 m.lik değiştirme alanı, 100 m. bitişinden sonra, her 100 işaretinin 10 m. ön
ve 10 m sonraki değiştirme bölgesi, 50 mm. genişlikte çizgilerle belirlenir. Bu çizgiler
değiştirme alanına dahildir.
2- 4×100 ve 4×200 m yarışmalarında, ilk koşucu haricindeki sporcular değiştirme
bölgesinden en çok 1 0 m daha geriden başlayabilirler.
3- 4×100 m ve 4×200 m bayrak yarışlarında sporcular tamamen kendi kulvarları
içerisinde koşmalıdırlar.
4- 4×400 m. bayrak yarışları ilk tur ve ilk virajdan çıkışa kadar olan ikinci tur bölümü de tamamıyla kulvar içinde koşulur.
5- Yarışmacı kendi kulvarı İçerisindeki pist üzerinde bantla kontrol işaretini belirle-(*)-yebilir. Tebeşir ve benzeri maddeler kullanılmaz. Toprak ve kum pist üzerinde ise
kulvarı kazıyarak kontrol işareti koyabilir. Başka bir kontrol işareti kullanması mümkün değildir.
6- Bayrak sopası yarış boyunca elde taşınır. Düşen sopa sporcu tarafından alınır,
başka koşucuyu engellememek kaydıyla kulvar dışına çıkarak sopayı alabilir.
Kendisine avantaj sağlamadığı müddetçe bu durumlara izin verilir.
Bayrak sopasının almışında değiştirme bölgesindeki yarışmacıların kol-bacak veya vücut pozisyonları sadece bayrak sopasının pozisyonu önemlidir.
Bayrak sopasının yapısı: İçi boş, ahşap, metal veya başka herhangi bir bükülmez malzemeden yapılır. Uzunluğu 30 cm’den fazla 28 cm’den daha az olmayacak biçimde olmalıdır. Çevresi 12–13 cm. ağırlığı 50 gr.dan az olmamalı, yarış esnasında kolay görünecek biçimde boyanmış olmalıdır.
7- 4×400 m. bayrak yarışının 3. ve 4. sırada ki koşucular resmi görevlinin yönetiminde kendilerinden önceki arkadaşlarının 200 m.’yi tamamladıkları andaki pozisyonlarına göre içten dışarıya doğru yerleşirler. Gelen koşucular bu noktayı geçince, bekleyen koşucular kendi sıralarını korumalı ve değiştirme bölgesinin başlangıcındaki pozisyonları değiştirmemelidir.
8- Yarışmacılar bayrak sopasını teslim ettikten sonra parkur boşalana kadar kendi kulvarlarında kalmalıdırlar. Herhangi bir yarışçı diğer takım elemanlarından birini kulvar dışı koşarak kasten engellemesi durumunda takımı diskalifiye olur.
9- Herhangi bir yarışmacıya yardımcı olmak diskalifiyeye neden olur.
10- Bayrak yarışına başlayan takım sonraki turlar için takımda yalnızca 2 atlet değişikliği yapabilir.
- Bu değişiklikler bu veya başka yarışlara katılmış atletler listesinden yapılmalıdır.
- Bayrak yarışı için koşma düzeni yarışın her türlü başlamadan önce resmi olarak deklare edilmelidir.
KAYNAKÇA
1.Demir,M.:1991.Atletizm Koşular Ankara
2.İşler,M.:1985.Okullar Atletizm İstanbul
3.Jonath,U.:1973.Praxsis der Leichtathletik Eine Enzyklopadice Berlin
4.Karl,K.:1969.Metodische Übungsreihe in der leictathletik band 9Stutgard
5.Nett,T.:1969.Der Sprint Training-Teknik-taktik Berlin
6.Schmolinski,G.:1971.Leichtathletik,Berlin
7.Türkiye Amatör Atletizm Federasyonu yarışma kuralları 1992.Ankara









































