Atatürk ile ilgili yayınlanmış hangi şiir kitapları vardır?
İlk olarak Atatürk’le ilgili anıları anlatan kitaplara değinelim. “Anılarla Mustafa Kemal Atatürk” adlı Alfa Yayınlarından çıkan kitabı hazırlamak için yazarı İsmet Kür hanımefendi 100’e yakın anı kitabı ve pek çok gazete ve dergi incelediğini belirtiyor. Aktardığı anıların Atatürk’ün gerçek kişiliğinden ipuçları vermesine çalışmış.
Bir diğer anı kitabı ise ilk ağızdan, Atatürk’ün uşağının anıları: “Atatürk’ün Uşağı: Cemal Granda Anlatıyor”. Granda, Atatürk’ün hizmetine girdiği 3 Temmuz 1922’den Atatürk’ün ölümüne kadar hep Onun yanında kalmış. Bu yıllar boyunca Ata’nın sofrasından, ziyaretçilerine, ilginç olaylara, sözlere, çeşitli vakalar karşısında gösterdiği tepkilere, çalışma tarzına kadar pek çok konuda gözlemlerini, anılarını kaleme almış yazar. Kitap Kristal Kitaplar yayınevince yayınlanmış.
Ahmet Köklügiller IQ Yayınlarınca yayınlanan “Atatürkçülük Nedir, Ne Değildir” adlı eserinde Atatürkçülüğün ne olduğunu ve kimlerce nasıl evirilip çevrilip kullanılmak istenildiğini irdeliyor.
Atatürk’ü ve Kemalist sistemi anlamak, bunun tarihi ve sosyolojik köklerini, gerekliliklerini kavrayabilmek için değerli sosyologlarımızdan Prof. Dr. Orhan Türkdoğan hocanın “Kemalist Sistem ve Sosyolojik Yapısı” adlı IQ yayınlarından çıkan eserini mutlaka okumak gerekli. Atatürk devrimlerinin tarihini, özelliklerini ve kurtuluş savaşının detaylarını Dr. Adem Kara ve Cemal Avcı’nın yazdıkları “Türk İnkılabının Tarihi: Bağımsızlığa Giden Yol” adlı çalışmalarından izleyebilirsiniz.
Atatürk’ü azınlıkların nasıl gördüğü önemli bir konudur. Bir Türkiye Ermenisi ve tabii ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Türk olan Levon Panos Dabağyan (kendisini zaman zaman Türk dostu olarak tanıtanlara ısrarla kızarak “hayır, ben Türk dostu değil bilakis Türk’üm” dediğini defalarca kendisinden işittiğim için bu vurguyu yapmak ihtiyacı hissettim) Atatürk’ün kendisi ve kendi gibi Ermeniler için ne ifade ettiğini anlatıyor eserinde. “Kemalizm ışığında Azınlık Gözüyle Atatürk” adlı çalışmasında yazar Atatürk’ün öldüğü haberini duyan teyzelerinin “Babamız öldü” diyerek ağladıklarını ve bunun kendisini çok etkilediğini anlatıyor. Atatürk’ün Ermeni cemaati içerisinde nasıl algılanıp değerlendirildiğini, Atatürk ilke ve devrimlerinin önemini irdeliyor.
Atatürk’ün nasıl algılandığı ile ilgili bir diğer ilginç çalışma da çocuklar üzerinde yapılmış. Bilgi Üniversitesi’nden Esra Elmas İlkokul çocukları ile yüzyüze yaptığı çalışmasında bu çocuklarda Atatürk algısını araştırmış ve Hayykitap tarafından “Sevgili Atatürkcüğüm” adı ile yayınlanmış. Ankette “Atatürk sizce nasıl biridir?”, “Atatürk’ü hangi yönüyle hatırlıyorsunuz?”, “Atatürk yaşıyor olsaydı hayatınızda bir fark olur muydu?” gibi soruların cevaplanması istenmiş öğrencilerden. Farklı bir çalışma, çeşitli okumalara tabi tutulabilir. Atatürk düşmanları, sisteme karşıymış gibi durup bu kılıfla Atatürk düşmanlığı yapanlar da hemen atıldılar kitabın üstüne. Ancak çalışmayı silahımıza mermi değil de eğitim sistemimizden, toplumsal yapımıza bir çok alanda bir ayna gibi değerlendirsek daha çok fayda elde edeceğimizi düşünüyorum. Şüphesiz üstünde çok tartışılabilecek bir çalışma.
10 Kasım Atatürk ü anma , 10 kasım şiirleri
Çok yönlü ve üstün kişiliği olan bir lider olan Mustafa Kemalin aramızdan ayrılışının üzerinden tam 71 yıl geçti.Her fani gibi o da payına düşeni yaşadı O,kısacık hayatında bir ulusun kötü talihini yenmesini sağladı ve dünya tarihinde de benzeri görülmemiş izler bırakarak bu dünyadan göçtü.
O, mensubu bulunduğu ulusu için canını ortaya koymaktan hiç çekinmedi.Her türlü zorluğa katlanarak kendini ulusuna adadı.Değişik cephelerde ön saflarda savaştı.Onun :Ben gerektiği zaman,en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.sözü vatanını ne kadar sevdiğini gösterir.
Mustafa Kemal.ileriyi gören bir liderdi.Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra ortaya çıkan tehlikeli durumu ilk o görüp milletinin dikkatini çekti.Erzurum Kongresinde vatanın bölünmez bir bütün olduğunu
tüm dünyaya ilan etti.Sakarya Savaşı sırasında söylediği: Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz. Sözü ve arıca Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun.Kutlu olan sensin.Senin için fedaiyiz.sözleri onun vatan sevgisini ve kararlılığını göstermektedir.
Mustafa Kemal, idealist bir liderdi.Onun idealizmi yüksek vasıf ve özelliklerine inandığı milletinin hürri-
yet ve bağımsızlık aşkından geliyordu. En büyük ideallerinden birisi de milli sınırlarımız içinde ,milli birlik ve beraberlik duygusuyla kenetlenmiş uygar bir toplum oluşturmaktı.Hür ve bağımsız ülke idealini gerçek-
leştirdikten sonra Türkiyeyi çağdaşlaştırmak için çağdaş medeniyet idealine yönelmiştir. Yaptığı devrimler-
le de bunu gerçekleştirmeyi amaçlamıştır.
Atatürk,toplumun her kesimini kucaklayan bir halk adamıydı.Köylümüze,askere,polise,öğretmenlere,sa-
natçılara, sporculara,Türk kadınına,çocuk ve gençlerekısacası toplumun tüm kesimlerine değer vermiş ve destek olmuştur.O bir halk adamıdır;çünkü hep halkı için uğraşmış,halktan birisi gibi davranmıştır.Onun Benim için en büyük makam ve ödül,Türk milletinin bir ferdi olarak yasamaktırsözü de bunu kanıtlar.
O, eğitim.bilim,fen,sanat,spor ve kültüre çok önem vermiştir.En büyük emelim,milli irfanı(yani bilgi
ve kültür düzeyini)yükseltmektir. sözünü söyleyen Atatürk, çağdaş eğitim yöntemleriyle yetiştirilecek yeni bir nesile ihtiyaç olduğunu görmüş ve modern eğitim politikasının esaslarını belirleyip eğitim alanında büyük yenilikler yapmıştır.Çağdaş eğitimin ve dünyanın çok gerisinde kalan medreselerin,tekke ve zaviyelerin kapatılması yeni okulların açılması bunların en önemlisidir.
Atatürk,ömrü boyunca milleti için çalıştı,bunu bir görev saydı.O:Millete efendilik yoktur,hadimlik
(yani hizmet etmek) vardır.Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.sözüyle millete hizmet anlayışını ve
yöneticilerde bulunması gereken özellikleri vurgulamıştır.
O, hep milletine güvendi ve ona inandı .Tarihte büyük devletler kuran ve yüksek bir medeniyet seviyesine sahip olmuş Türk milletinin büyüklüğüne inanmış ve Türklüğü ile hep gurur duymuştur. Kahramanlık,vatan sevgisi,bilim ve fenne bağlılık,sanata değer verme gibi üstün özelliklere sahip Türk ulusunun,çağdaş dünya içinde yer alacağına inandı ve bunun için çabaladı.Kurtuluş Savaşının ardından söylediği En büyük davamız,en medeni ve müreffeh(yani gelişmiş,refah içinde)bir millet olarak varlığımızı yükseltmektir.sözü bunu kanıtlamaktadır.
Savaştaki kahramanlıkları ve orduyu mükemmel yönetmesinin yanında, devlet kurup yönetmekteki usta-
lığı, ileri görüşlülüğü ve barışseverliği ile tarihte eşine az rastlanan yöneticilerdendir.
O,barışsever ve tüm dünya uluslarının mutluluğunu isteyen bir liderdi.Onun görüşüne göre,barışın bozulmasından tüm dünya ülkeleri ıstırap duymalıydı.Dünya ülkelerinin mutluluğuna çalışmak,aynı zamanda kendi ulusunu mutluluğuna çalışmaktı.
Atatürk;çocuklara,gençlere ve kadınlara da çok değer veren bir liderdir.Çocukları hep sevmiş,onların iyi şartlarda yetişmelerine uğraşmıştır.Gençlere de hep güvenmiş,onları ülkenin aydınlık geleceği olarak görmüş
tür. Bursada kendisini karşılayan çocuklara ve gençlere söylediği :Küçük Hanımlar! Küçük Beyler! Hepiniz
geleceğin birer yıldızı,gülü,mutluluk parıltısısınız.Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizlersiniz.Kendinizin ne kadar önemli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.Sevgili öğrenciler,bu sözü hiç unutmayınız ve ona göre davranınız.
Atatürk ilkeleri ve Atatürkçülük,Türk milletinin ihtiyaçlarından doğan,gerçekçi,milli ve yenileşmeye açık,
Çağdaş bir sistem kurmayı amaçlar.Atatürk demek;özgürlük demektir,aydınlık demektir,vatanseverlik demektir.Atatürk demek ,çağdaşlık demektir. O, 69 yıl önce bugün bize kurduğu,bizim de yükseltmek zorunda olduğumuz pırıl pırıl cumhuriyeti ve ilkelerini bırakarak sonsuzluğa göçtü.Yolundan ayrılmayacağımızı vurgulayarak,onun yüce anısı önünde saygıyla eğiliyorum. SAYGILARIMLA
Raci ŞENER
Edebiyat Öğretmeni
10 kasım şiirleri
Ben hiç 10 Kasım’a
“Günaydın” demem ki
Ben sensiz 23 Nisan’a
Hoş geldin diyemem ki
Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli
Bak 10 Kasım yine geldi
Gözlerde yaşlar tükendi
Aradan 78 yıl geçse bile
Senin hatıran hiç bitmedi
Sabahlar her zaman güzeldir
Seni hatırlatmadıkça
Günaydın denir ama
10 Kasım olmayınca
Her On Kasım’da
Kırağılı acılar kırılır içimde
Hazan yaprakları sararır
Ben sararırım
Ve bir de o mavi gözlü adam
Her On Kasım’da
Behçet Kemal’in toprağı
Ümit Yaşar’ın dizeleri
Fazıl Hüsnü’nün kağnısı
İnce bir sızı içinde
Her On Kasım’da
Ak pembe bir düş çemberinde
Bacı kardaş kanatlı güvercinler
Konar Anıtkabir’in
Egemen kokmalı burcuna
Her On Kasım’da
Bir ortaçağ
Gömüldü gözlerinin mevsimine
Mevsim bahar değil
Cahit Külebi’nin takası
Yıldızları taşıyor şafağa
Her On Kasım’da
Şah İsmail Ateş
10 kasım çocuk şiiri
Ben hiç 10 Kasım’a
“Günaydın” demem ki
Ben sensiz 23 Nisan’a
Hoş geldin diyemem ki
Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli
Bak 10 Kasım yine geldi
Gözlerde yaşlar tükendi
Aradan 78 yıl geçse bile
Senin hatıran hiç bitmedi
Sabahlar her zaman güzeldir
Seni hatırlatmadıkça
Günaydın denir ama
10 Kasım olmayınca
2009 cumhuriyet bayramı 29 ekim, 29 ekim bayram kutlamaları, 29 ekim google logosu, 29 ekim kutlamaları, cumhuriyet bayramı kutlamaları
Türkiyede büyük bir heycan büyükbir coşku var ülkemizin bağımsızlığının kurtuluşunun ve cumhuriyetimizin kuruluşunun 86. yıl dönümü tüm yurtta çoşku ile kutlanıyor.Tüm yurttan kutlma görüntülerini bu başlık aıltında bulabileceksiniz.Dikkatimizi çeken bir diğer husus ise internet arama motoru google nin cumhuriyet bayramı logosu oldu tebrikler google çok hoş bir çalışma olmuş….Tüm türkiyenin bayramını kutluyoruz iyi ve coşkulu bayramlar dileriz….

Cumhuriyet Bayramı Şiiri, Cumhuriyet Bayramı Şiirleri, Cumhuriyet Bayramı ile ilgili Şiirler, 29 Ekim Şiirleri, 29 Ekim Şiiri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili Şiirler
Cumhuriyet Bayramı Şiiri, Cumhuriyet Bayramı Şiirleri, Cumhuriyet Bayramı ile ilgili Şiirler, 29 Ekim Şiirleri, 29 Ekim Şiiri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili Şiirler…
29 ekim cumhuriyet bayramı ile ilgili sizler içim seçtiğim kısa ve öz bir birinden güzel şiirler.
CUMHURİYET BAYRAMI
Bir zamanlar yurdumuzda
Bir başka devlet varmış,
Başındaki padişah
Ne isterse yaparmış.
Millet onun yanında
Köle imiş, kul imiş,
Türklerin vatanında
Yıllar sürmüş bu gidiş.
Vatan kalmış bakımsız
Millet fakir perişan
Sönüp gitmiş eski hız
Yurda saldırmış düşman.
Atatürk padişaha
Düşmana karşı durmuş,
Yurdumuzu kurtarmış
Cumhuriyeti kurmuş.
İ.Hakkı TALAS
29 EKİM
Cumhuriyet bayramı
Geldi diye ne mutlu !
Bayraklarla donattık,
Güzel okulumuzu.
Sokaklarda, evlerde
Al bayrak dalgalanır.
Onun al rengini
Bütün bir dünya tanır.
Yirmi dokuz Ekimi
Karşılarız neşeyle
Çünkü bugün erdik,
Büyük Cumhuriyet’e
Yürüyün arkadaşlar
Hep ileri koşalım,
Bugün bayramımız var,
Gelin bayramlaşalım.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
CUMHURİYET
Al yıldızlı al bayraklar,
Her yanda dalgalanıyor.
Süslendi evler, sokaklar
Renk renk ışıklar yanıyor.
Yirmi üç yıl önce bugün.
Cumhuriyet kurdu millet,
Bize büyük Atatürk’ün,
Armağanı Cumhuriyet.
En birinci vazifemiz,
Onun yolunda yürümek.
Canımız gibi koruruz,
Cumhuriyet Türklük demek.
Sevinçle, sağlıkla geçsin.
Sabahımız, akşamımız.
Kutlu olsun hepimize,
Cumhuriyet Bayramımız.
Vasfi Mahir KOCATÜRK
CUMHURİYET
Biziz bu memleketin,
Kanı, iliği, eti,
Yirmi dokuz Ekim’de,
Kurduk Cumhuriyeti.
Yirmi dokuz Ekim’de,
Yeni bir ay parladı.
İşte bu parlak ayın,
Cumhuriyettir adı.
Yirmi dokuz Ekim’de,
Bütün ışıklar yansın,
Caddeler baştan başa,
Bayraklarla donansın.
Elele tutuşalım,
Hiç değişmez bu niyet,
Yaşasın Türk Milleti,
Yaşasın Cumhuriyet.
Halil SOYUER
29 EKİM
En güzel günümüzdür,
Demokrasi ürünüdür,
Atatürk’ün eseridir,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Vatandaşın hür sesi,
Vatanımın neşesi,
Kucaklıyor herkesi,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Cumhuriyet kuruldu,
Türk’ün sesi duyuldu,
Törenlerle kutlandı,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Fethi BOLAYIR
CUMHURİYET
Gönül verdik,
Sana erdik.
Ey hürriyet,
Cumhuriyet.
Herkes sever,
Seni över.
Ey hürriyet,
Cumhuriyet.
Canımızsın,
Şanımızsın.
Ey hürriyet,
Cumhuriyet.
A.O.ATOK
CUMHURİYET MARŞI
Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !
Gazimin sen en büyük yadigarısın bana
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !
Dalgalansın her tarafta şanlı Türk’ün bayrağı
Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı !
Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet
Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet !
Cumhuriyet Yolumuz
Ne çileler çektik biz, asırlara bir sorun
Tarih kitaplarını başucunuza koyun
Geçmişini unutan annem olsa da bulun
Hatıramı kirletip,solduranı affetmem
Evimi ocağımı yıkanları affetmem
Vatanıma yan gözle bakanları affetmem
Dünya yıkılır belki iki cihan kurulur
Düşmanı toprağıma sokanları affetmem
Dağlarım dile gelmiş eyvah diye yanmakta
Pınarlarım sel olmuş ağlayarak akmakta
Şehitlerimin kanı kokuyor bu toprakta
Onu bir başkasına yar edeni affetmem.
İlimdir benim aşım, başarıya koşarım
Ata’mın sözlerini kanun sayıp, tutarım
Milletim ki yücedir, tek onun için varım
Varlığımı yok eden talanları affetmem
Dirlik, düzenlik dolsun baştan başa yurdumuz
Her dem muzaffer olsun, Rabbim bizim soyumuz
İlerlemek arzumuz,Cumhuriyet yolumuz
Gayrı bize dönmek yok, dönenleri affetmem
Ne mutlu bir Türk’sün sen,neslin gurur duyuyor
Ahmet,Mehmet,Elifler sevgi için büyüyor
Dinle ey Türk evladı, ecdad sana ne diyor,
“Yurtta sulh cihanda sulh” unutursan affetmem.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı,Cumhuriyet Bayramı Açıklama,Cumhuriyet Bayramı Açıklaması,Cumhuriyet Bayramı Anlamı,Cumhuriyet Bayramı ile ilgili Konular,
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile İlgili Yazılar, Cumhuriyet Bayramıyla ilgili Yazılar, Cumhuriyet Bayramı Açıklama…
29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 – 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkun törenlerle kutlarız.
Cumhuriyet Yönetiminden önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından 1299′da Söğüt ‘de kuruldu. Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda, otuz altı padişah yönetti. Son padişah Sultan Vahdettin’dir.
Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah, şah, kral, hakan, sultan denirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğula geçerdi. Oğulun küçük olması, deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk, sorumsuz, denetimsiz yönetimine mutlakiyet denir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir.
Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi.
Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet‘te egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri – milletvekilleri- aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri ulusu adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini değiştirirler.
MUSTAFA KEMAL HAKKINDA BILINMEYEN 30 ÖZEL SEY
MUSTAFA KEMAL HAKKINDA BILINMEYEN 30 ÖZEL SEY
1.”ATA” LAFINI SEVMEZDI
“Atatürk” hitabini ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Baskani bir
konusmasinda kullanmis, Mustafa Kemal de çok begenerek soyadi olarak
almisti.Kendisine Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoslanmazdi.
2.EN SEVDIGI YEMEK
Manastir Askeri Lisesi yillarindan kalan bir aliskanlikla hayati
boyunca
en sevdigi yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldi. Tatliya düskün
degildi
ama cani istediginde çok sevdigi gül reçelini tercih ederdi.
3.EN BÜYÜK HAYALI DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çikip Türk dili ve tarihi üzerindeki
çalismalarini genisletmek en büyük hayaliydi.
4.BASUCU KITABI “ÇALIKUSU” YDU.
Binlerce kitabi vardi.Ama bunlarin arasinda bir tanesini hayati boyunca
hatta cephede bile basucundan ayirmadi. Resat Nuri Güntekin’in ünlü
Çalikusu” romanini hep yaninda tasir, her gün rastgele bir yerinden
açar,birkaç sayfa okurdu.
5.KABUL SALONUNDAK. AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdigi hayvan köpekti. “Fox” adini verdigi köpegi,
Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düskünlügü o
dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni dogmus bir tayla
annesinin Çankaya Köskü kabul salonuna getirilmesini bile emretmisti.
6.TAM BIR SALON ADAMI
En sevdigi dans valsti. Müzik zevki çesitlilik gösteriyordu.Klasik Bati
müzigi disinda Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.
7.GÖMLEKLERININ TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdi. Bu gömlekler ilk yillarda Isviçre`de özel
olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasina öncülük
edebilmek için Beyoglu`nda bir terziye diktirilmeye baslanmisti.
8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU
Takim elbiselerinin tasarimlarini hep kendisi çizerdi.Lacivert takim
giymeyi sevmezdi.
9.ÖLÇÜLERI
Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu
hastaliginin
ilerlemeye baslamasiyla 46′ya kadar düsmüstü. 43 numara siyah rugan
ayakkabi giyerdi.
10.RUMELI SIVESI
Özenli ve temiz bir Türkçe konusurdu. Ancak bazi kelimeleri Rumeli
sivesiyle telaffuz ederdi.
11.HAZIN BIR HIKAYE
Hayatinda bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden
sonra hayatina trajik bir sekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarinin
nerede oldugu bilinmiyor.
12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çogunu geçirdigi savas cephelerinden sonra Cumhurbaskani
olarak geçirdigi yillar ona bir tecrit yasantisi gibi geliyor, çok sevdigi
halkindan ve sade bir vatandas yasamindan uzaklastigini düsünüyordu.
13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE
Kiyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarinin dini kiyafetleriyle
sokaga çikmalari yasaklaninca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi
Kemal Milasli eliyle bir koleksiyon hazirlatti.
14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.
Sabah kahvaltilariyla arasi hiç hos degildi.Yataktan kalkar kalkmaz
odasindaki divanin üzerine bagdas kurarak oturur, günün ilk kahvesini
sigarasini içerdi.Bir özelligi de kendi kendine tiras olmamasiydi.
15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
evlerde bile egri duran esyalari
düzeltmeden rahat edemezdi.
16.HOSGÖRÜLÜ LIDER
Köylünün birinin gazete kagidina sardigi tütünü içmeye çalisirken eli
yanmis,”Alin bunu kendi içsin” diyerek Atatürk`e küfretmisti.Mahkemeye
çikarilacakti. Atatürk olayi dinledikten sonra “Onu mahkemeye
vereceginize dogru dürüst sigara içmesini temin edin” dedi.
17.SIGARA PAZARLIGI
Hastaliginin baslangicinda kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde
kaç paket sigara içtigini sormus, Atatürk “sekiz” demisti. Doktor bunu
günde bir pakete indirmesi gerektigini söyleyince gülümseyerek cevap
vermisti:”Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacagim”.
18.”BU NASIL HALKÇILIK?”
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmisti.Kondüktörün
milletvekillerinden bilet parasi almamasina sasirmis nedenini
sormustu.Trenin milletvekillerine bedava oldugunu ögrenince epey
sinirlenmis, “Ne de güzel halkç.l.k ama” demisti.
19.”LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!”
Ilk mecliste bir oturum sirasinda üyelerden biri laikligin ne manaya
geldigini anlamadigini söyleyince Gazi çok sinirlenmis ve elini kürsüye
vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermisti: “Adam olmak
demektir hocam,adam olmak!”
20.KURBANLARI BAGISLARDI
Gittigi yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz
böyle durumlarda sirtini döner yada kesilmelerini engellerdi.
21.YABANCI DILE MERAKI
Askeri lisede ögrenmeye basladigi Fransizca’yi sonraki yillarda
gelistirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardi. Konusurken araya Fransizca
sözcükler de eklerdi.
22.FASULYESINE POKER
Kumardan hoslanmaz ama arkadaslariyla fasulyesine poker oynardi.Oyun
sonunda kazandiklarini iade ederdi.
23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düsmanla gögüs gögüse savasmis biri olarak en ilginç
özelligi
savas meydanlari disinda kan görünce fenalasmasiydi.
24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.
Fransiz tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiginde Gazi`nin kulaklarinin
duyuyor olmasina sasirmis anilarinda bunu espirili bir dille
anlatmisti:”T.C`de bir tane kulaklari duyan kisi var onu da Cumhurbaskani
yapmislar”.
25.BIR RICASI BAS AÇTIRDI
Bir gün halk arasinda dolasirken çarsafli bir kadina rastlamis, “Hafiz
Hanim benim hatirim için basindaki örtüyü açar misin?” diye sormustu.
Kadin bas örtüsünü açarak , Atatürk`ün önünde egildi ve ellerini öptü.
26.BILARDO VE YÜZME
Sportmen kisiligi vardi. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo
oynardi.
27.EN BASARILI DERS.
E.itim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere
ilgisi hayati boyunca sürdü.
28.YAGCILARA GEÇIT YOK
Yagcila çok kiardi Bir aksm sofrasida kendisine gereksiz sekilde
iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.
29.SON YILBASI GECESI
1937`yi 1938`e baglayan son yilbasi gecesini Disisleri Bakani Tevfik
Rustu Aras ile bas basa gecirmisti. O gece dolabindaki bazi elbiseleri bakana
hediye etmisti.
30.KÖSKTEKI GUVERCINLIK
Kuslari çok severdi.Çankaya Köskü`nde özel bir bakicinin ilgilendigi
güvercinligi vardi
ATATÜRK’ün bir birinden güzel 300 Adet Özel Fotografı

ATATÜRK’ün 300 Adet Özel Fotografı | 720*576 | 300 JPG | 16 MB – RS
Arşivde bulunması gereken muhteşem bir Klasör…
ATATÜRK’ün 300 Adet Özel Fotografı tıkla
ATATÜRK’ÜN KİMLİK NUMARASI
ATATÜRK’ÜN KİMLİK NUMARASI ”10000000146” OLARAK BELİRLENDİ…
İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, MERNİS Projesi hakkında ANAP TBMM Grubu’na bilgi sundu.
Projenin 2002 sonunda tamamlanacağını kaydeden Atış, şimdiye kadar 125 milyon kişiye Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası verildiğini açıkladı.
Atış, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk’e özel bir kimlik numarası verildiğini bildirerek, Atatürk’ün numarasının ”10000000146” olarak belirlendiğini söyledi.
T.C. Kimlik No Doğrulama Sayfasından T.C. Kimlik Numarasını girince “Sorguladığınız kayıtla ilgili teknik bir hata oluştu. Sistem görevlileri ile irtibata geçiniz.”
diye bir uyarı yazısı çıkıyor. Ancak aşağıdaki bilgileri girerseniz kayıt verilerine ulaşabilirsiniz…
T.C. Nufus ve Vatandaslık işleri Genel Mudurlugu Kimlik Numarası Sorgulama Sayfası
T.C. Kimlik No Sorgulama Bilgileri
İL………………….: GAZİANTEP
İLÇE………………: ŞAHİNBEY
ADI………………..: GAZİ MUSTAFA KEMAL
SOYADI…………..: ATATÜRK
BABA ADI………..: ALİ RIZA BEY
ANNE ADI………..: ZÜBEYDE HANIM
DOĞUM TARİHİ…: 1881
CİNSİYETİ……….: ERKEK
ATA’NIN KİMLİK NUMARASI 10000000146
Türkİye’de ölü ya da diri tam 126 milyon kişi numaralandı. 11 rakamdan oluşan “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaraları” içinde en prestijli numara Atatürk’e verildi. Bu aynı zamanda ilk numara: 10000000146.
Geçtiğimiz 29 Ekim’de Türkiye’de kimlik numarası verme işlemi bütün ilçe nüfus müdürlüklerinde aynı anda başladı. Bilgisayarlar yardımı ile 100 milyon 1′den başlayarak 999 milyon 999′a kadar herkese karışık olarak numaralar verildi. Numaralarda kimseye ayrıcalık tanınmadı. Atatürk için özel bir numara seçildi.
YÜZ MİLYON BİR’İN ÖZELLİĞİ
‘Merkezi Nüfus İşleri Sistemi’ adı verilen projenin başdanışmanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, “Sistem 11 rakamdan oluşuyor. Ancak son 2 rakam numaranın güvenliğini sağlamak amaçlı konuyor. Dolayısıyla son iki rakamı devreden çıkardığımızda Atatürk’ün numarası sistemin ilk başlangıç numarası olan 100000001 (Yüz milyon bir). Sonundaki rakam 46 ise bir hataya sebebiyet verilmemek için kullanılan güvenlik numarası” dedi.
mustafa kemal atatürk 5 şubat 1933 bursa nutku, bursa nutku facebook not paylaş
İstiklal Marşı & Gençlige Hitabe
İSTİKLAL MARŞI
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl;
Kahraman ırkıma bir gül… Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl;
Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim imân dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmanı boğar,
“Medeniyyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Rûhumun senden ilâhî şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar – ki sehâdetleri dînin temeli -
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder – varsa – taşım;
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanır kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım!
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki, başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarım hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.
Mehmet Âkif ERSOY
GENÇLİĞE HİTABE
Ey Türk Gençligi Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk


